Manisa Haberci

Salihli Belediyesi Atık Su Arıtma Tesisinde Yolsuzluk İddiası

Salihli Belediyesi'ne ait yapımı devam eden Atık Su Arıtma Tesisi İnşaatı ile ilgili taşeron firma sahibi Ali Osman Eker çeşitli yolsuzluk iddialarında bulundu. Salihli Belediyesi ise bu iddialara karşılık soruşturma açarak, denetimci ve şantiye şefini inşaattan uzaklaştırarak önlemler aldı.

Salihli Belediyesi Atık Su Arıtma Tesisinde Yolsuzluk İddiası

Haberin diğer resimleri

Haberin videosu

Salihli Belediyesi Atık Su Arıtma Tesisinde Yolsuzluk İddiası
FaceBook ta paylaş
25 Kasım 2013, Pazartesi

HABERİN VİDEOSUNU SOL ALTTA BULUNAN VİDEO LİNKİNE TIKLAYARAK İZLEYEBİLRSİNİZ


       Salihli Belediyesi Atık Su Arıtma tesisi inşaatında taşeron firma yetkilisi olarak çalışan Ali Osman Eker inşaat yapımı ile ilgili çeşitli yolsuzluk itiraflarında ve iddialarında  bulundu. Eker bu itiraf ve iddiaları Savcılığa, Başbakanlığa bağlı BİMER’e ve Salihli Belediyesine yazılı ve sözlü ulaştırdığını söyledi.
  
       Ali Osman Eker’in itiraf ve iddiaları kendi anlatımıyla şöyle : “ Biz öncelikle Salihli’de böyle bir iş olduğunu öğrendik, teklif verdik, görüştük, fiyatta mutabık kaldık ve işe başladık. İlk temellerimizde hiç sıkıntı yoktu. Her şey projeye uygun; demirler uygun şekilde atılıyordu. Sonradan demirler azaltılmak istendi. Şantiye şefi Sasel İnşaat yetkilisi Koray Yılmaz bey dedi ki ‘Ali Osman burada 500 Bin TL gibi bir zararımız var. Kazı ve harfiyatta  bir rakam hesabı hatası yaptık. Bunu karşılamamız lazım’ dedi. Şimdi patrona diyecek bir şeyim yok. Dedim ki ‘ Demetimci Onur Yorgun bey var, sonuçta Belediyenin görevlileri var. Nasıl yapacağız’ dedim. ‘Ben onları çözerim’ dedi. ‘Abi benim yapacak bir şeyim yok. Sen ne dersen onu uygularım’ dedim. Sonuçta patron. Tabi ki içeride bir sürü alacak, verecek var. Sonuçta onun korkusu da var; alıp alamayacağımız ile ilgili. Biz de tabi ki kabul ettik bunu. Projedeki demiri azaltmaya başladık artık. Onur Bey o günden itibaren gelmez oldu. Geldiğinde de yukarıdan bakıyor, ‘Tamam, dökün’ diyor, biz de döküyoruz. Tabi ki temellerde bu sefer aşırı bir azaltmaya gitmeye başladık. Demir aralarını açıyoruz. Yani örnek vereyim; 190 adet demir döşenmesi gereken yere biz 135 demir döşüyorduk. Tabi ki bunu 4 katlı düşündüğünüz anda bu da 1 temelde 11 ton gibi bir demir yapıyor. Onur Bey artık hiçbir şekilde gelmez oldu. Kendisi ‘dökebilirsiniz, yapabilirsiniz’ diyordu. Devletin görevlendirdiği kişi bunu yapınca, bir de patron da söyleyince biz hiçbir şey diyemiyoruz artık; o pozisyona geldik. Tabi ki bundan sonra betonda da 190 kilo çimento kullanıldığını öğrendik. Biz hesap yaptık ve 190 kilo çimento çok az. Bir de çimentonun az olduğuna biz şuradan farkına vardık. Yıllardan beri iş yaptığımız için; bir betona hafiften su verdiğinde bir şey olmaz ama hafiften cıvır. Aslında iyi bir şey değildir ama bu betona su verdiğimiz anda kum bir tarafa, çakıl bir tarafa gittiği için çimentonun çok az olduğunu anlıyorduk zaten. Çimento yerine çakıl tozu kullanılıyordu. Çünkü ağırlıklı toz getirdikleri için ben de biliyorum. Çakıl tozu bir nevi çimento görevi görür. Ama tabi ki bir yere kadar görür. Onun da en fazla 1 hafta 15 gün ve 1 aylık bir ömrü vardır. Karot aldıklarında bu belirli bir testlere tabii kalıyor ki bu testlerden geçmesi lazım. O betonlar o testi hiçbir şekilde geçemez.

        “30 tane demir konulacaksa biz bunun 9 tanesini azaltıyorduk”

        Perde betonların demir filizlerinde hiçbir şekilde eksiltme yoktur. Sadece tevzilerde azaltma vardır. Hem 16’lık demir yerine 14’lük, 12’lik demirler kullanılmıştır. Hem de mesela buraya 30 tane demir konulacaksa biz bunun 9 tanesini azaltıyorduk. Yani 21 adet kullanıyoruz. Havuzun baş bölümünün temelinde 88 ton demir olması gerekiyor. Hem demiri incelttik hem aralarını açtık. Bu temelde maksimum 60 ton demir kullanıldı. 88 ton demir kullanılması gereken yere 60 ton demir kullandık. Yani ortalama 28 ton demir azaltıldı. Temeller parça parçadır ve toplam 27 parçadan oluşur. İlk 10 temelimiz çok sağlamdır ve hiçbir azaltma yapılmamıştır. 10 temelden sonra aşırı bir şekilde demir azaltması vardır. 15. temelde diyelim ki yüzde 10-15 azaltma var. Ondan sonra ki temellerde ise yüzde 30’lara varabilen, hatta yüzde 40’lara varabilecek bir azaltma mevcuttur. Tabi ki imzalarla beraber olur raporu olduğu için kimse umursamamıştır. Testlere tabii tutulursa tabi ki bu ortaya çıkacaktır.
        Bize demirlerin bu şekilde azaltılmasını söyleyen Koray Bey’dir. Kendisi Sasel İnşaatın şirket yetkilisi ayrıca firma sahibinin damatıdır. İhaleyi kazanan firma Kürüm İnşaat’dır. Kürüm İnşaat, Sasel’in yeğeni olur. Yani Salih Bey’in yeğenidir. Kürüm İnşaat dayısına iş vermiş durumunda. Yani dayı ve yeğen, damat ilişkisi vardır.

      “Hem hırsızlık yapıyorlar, çalıyorlar hem de bizim paramıza el koyuyorlar”

      İçeriyi çevirebilmek için mecburen bir yerden para bulmak zorundasın. Orada çalışan insanlar var, bu insanların ihtiyaçları var. Bu parayı bir şekilde dışarıdan tefeciden tedarik ettik. Hem kesinti yapıyordu hem de 10 gün geç ödeme yapılıyordu. İşçiler de parasını istiyor, herkes parasını istiyor ve haklı olarak istiyor. Herkesin vermiş olduğu birinin emeği var, birinin parası var. Sasel’e dedim ki, ‘240 Bin TL  net ödemem var. Bana 280 Bin TL para hazırlayın ki ben burayı çevirebileyim. Yoksa ben burayı çeviremem, tıkandım’ dedim. O gün hem taahhütlerim var hem de tefeciden almış olduğum ve geri ödeyeceğim paralar var, bunları ödemem lazım. Ve en önemlisi de işçiye ödemem var. Sasel de dedi ki ‘180 Bin TL para vereyim’ dedi. Dönmeyeceğini söyledim ama itiraz etme şansım yoktu. 180 Bin TL’ye itiraz etseydim o da içeride kalacaktı. Ve şu anda içeride kalan paramızdan dolayı mahkemeleştik ve kendilerini icraya verdim. Tam bir eşkıya düzeninde çalışıyor şu anda adamlar. Hem hırsızlık yapıyorlar, çalıyorlar hem de bizim paramıza el koyuyorlar. Biz onlardan haraç istemedik. Bunlar yapıldığı için avanta da istemedik.

      “Ben yapmasam bir yapan mutlaka bulacaktı”

     Onur Bey ilk başta denetimleri çok güzel yaptı. Hiçbir sıkıntı yoktu. Hatta arkadaşlar yanlışlıkla 5 tane eksik demir döşemişler. O eksik 5 demiri çok güzel bir şekilde tamamlattırdı. Hiçbir aksaklık yoktu. İlk 10 temelden sonra Koray Bey dedi ki ‘burada bir şey yapmamız lazım. Demir azaltacağız burada’ dedi. Dedim ki ‘Nasıl yapalım, Onur Bey var; kontrol ediyor ve mümkün değil böyle bir şey’ dedim o da ‘Ben onu çözerim’ dedi. Sonuçta patron. Ben de ‘Siz bilirsiniz’ dedim. Devletin adamı da izin verince ben ne yapabilirim ki? Adamın dediğini yapmasam adam kapının önüne koyacak beni. Ben yapmasam bir yapan mutlaka bulacaktı. Onsan sonra biz azaltmaya başladık. Ondan sonra Onur Bey temelin başına geliyor, ‘Kolay gelsin, iyi olmuş, elinize sağlık, dökün’ diyor. Önce tek tek sayıyorlardı. Bizim projemizde adet vardır. Burası mesela 20 metre, o 20 metreye 16’lık demirden 130 boy atacaksın ve atmakla yükümlüsün. Biz ne yapmışızdır? 130 tane değil de 90 tane atmışızdır. Araları açılmıştır yani. Devletin adamı, görevlisi orada eksiltmeye müdahale etmiyorsa, bize hiçbir söz düşmez ki. Belediyeden de görevli genç bir arkadaş vardı. Onur Bey ile beraber, proje incelemelerini ve sayımlarını yapıyorlardı.

      “Burada 1 Milyon TL’lik bir yolsuzluk vardır”

      Temel hesaplamasını bilemeyeceğim ama minimum burada 1 Milyon TL’lik bir yolsuzluk vardır. Temel kalınlıkları 60 santimetredir projede. Ön cephe, yani görünen cepheleri 57-58 santimetre yaptık. Arka cepheler ise 45-50 santimetre kalınlığındaydı. Yani 10-15 santimetre azaltılmıştır. Zaten bir incelemeye tabii kalırsa burada yapılan eksiklikler görülecek ve yıkılacak. Yıkılırken de temelin ince yapıldığı görülecek zaten.

     “Hırsızlık parası onların olsun ben kalıbımı istiyorum”

      Yaptıkları hırsızlık kendilerine kalsın. Bizim onda bir gözümüz yok. O artık onların günahıdır. Ama benim istediğim tek şey hak etmiş olduğum bir para var, bir sözleşmem var ve kesmiş olduğum bir para var. Bana bunu ödesinler ve kalıbımı geri versinler. Ben onlardan avanta para istemiyorum. ‘Siz 1 Trilyon para çaldınız, bana 100 lirasını verin’ demiyorum. O para onların olsun. Ama benim olan, hakkım olan bir para var. Ve benim orada kalıbım var, malzemem var. Bana onları versinler. Ben başka bir şey istemiyorum. Şu anda şirkette benim resmi olarak 90 Bin TL alacağım vardır. Artı onların adına çaldıkları malzemeden dolayı 60 Bin TL ben fazla para ödemişim. Ve şu anda onlarda 70-80 Bin TL’lik kalıbım, 30-35 Bin TL’den fazla malzemem var. Bunlara da el konuldu, alamıyorum. Zaten tehdit edildik. İşte dolaylı insanlar aradı ve ‘gerekeni biz yaparız’ dediler. Bu saatten sonra benim tek istediğim resmi alacağımı ve kalıbımı versinler.
  
     “Bugün Başkan isteyecek bizim paramız 1 günde ödenir”

     Belediyeden bir yetkili ile görüştük. Kendisi Nilhan Kılınç Hanım. Telefonumu verdim ve bana döneceğini söyledi. Hiçbir dönüş yapmadılar. Kendilerini tekrar aradığımda da ‘meşgulüm şu anda görüşemem’ deyip kapattılar.
     Salihli Belediyesi CHP’li bir Belediyeymiş. Çok dürüst bir Belediye olduğunu söylemişlerdi. Ama dürüstlük artık bunun neresinde bunun kararını siz verin. ‘Sen Başkanla görüştün mü Ali Osman’ derseniz görüşmedim ama bilmiyor mudur? Mutlaka biliyordur, bilgisi vardır. Müdahale etti mi? Hayır! Hem oradaki yolsuzluğa göz yumuyor hem bizim oradaki paramızın alamadığımızı bildiği halde bize yardımcı olmuyor. Şirkete parayı veren kim? Belediye. Bugün Başkan isteyecek bizim paramız 1 günde ödenir. Elimizde faturamız var, resmi belgeyle istiyoruz bunu. Aldığımız para belli, verdiğimiz para belli. Belediye bunu çok çabuk bir şekilde yapabilir. Salihli Belediyesi’ne diyecek hiçbir sözüm yok”dedi.

“SALİHLİ BELEDİYESİ OLARAK SORUŞTURMA BAŞLATTIK”

     Salihli Belediyesi Atık Su Arıtma tesisi inşaatında taşeron firma yetkilisi olarak çalışan Ali Osman Eker’in inşaat yapımı ile ilgili çeşitli yolsuzluk itirafları ve iddiaları Salihli Belediye Su ve kanalizasyon müdürü Nilhan Kılınç’a gazetecilerce soruldu. Kılınç tesisin inşaatının olduğu yerde gazetecilere bilgiler verdi. Burada gazetecilere olayla ilgili yapılan soruşturma ve tetkikleri Nilhan hanım bizzat göstererek bilgilendirerek şu açıklamaları yaptı. “İnşaat kademe kademe yapıldı. Bu yüzden iddialara karşı ön taraf, ortalar hepsinde, kazdığımız, incelediğimiz yerler var ve diğer ünitelere de bakıyoruz. Biz kontrolü yaptıktan sonra kötü niyetli bir insan alabilir içinden demiri; ona bir şey demiyorum. Şu an biz ne yapıyoruz? Tarama nasıl yapabiliriz diye araştırdık. Kazıp yapmak en sağlıklısı ve gözümüzle görüyoruz. Burada iddiaların tespiti kolay şeyler.
     Beton kalitesine gelince şimdi burada mesela beton firmasından alıp getiriyorlar. Biz beton firması içine ne koyuyor bakmıyoruz. Beton firması TSE belgeli tesisi olan bir yer. Bunlar TSE’nin denetiminde olan yerler. Biz onun içerisine çimento oranı ne koydu bunları bilemeyiz. Bize getiriyor, C25 vasfında diyor. Beton dökülürken yaş numune alınıyor. Bakanlık onaylı bir laboratuvara gönderiliyor ve 28 günlük test sonuçları isteniyor. C25’in mukavemet değerini sağlıyor mu, sağlamıyor mu? Bizim baktığımız budur. Daha bundan başka bir şey yapmaya zaten gerek yok. Kalkıp tekrar bir karot almanın anlamı yok. Çünkü yaş numune gitmiş, laboratuvarda 28 gün sonra kırılmış ve laboratuvar bana sonucunu göndermiş. Zaten gereken vasfı sağlamasa ben o gün ona ödemesini yapmam. Sağlamazsa betonu kırması gerekiyor tekrar. Yeniden o betonu dökmesi gerekiyor. İlk zamanlar burada bir santral kuruldu. Çok az bir kısmını santralde kendileri ürettiler. O santralde ürettikleri betonun bütün deneyleri yapıldı, hepsi sağladı. Onlardan alınan yaş numuneler yine laboratuvara gönderildi. Onun sonucunda da bir şey yok. Biz nasıl ki gidip beton firmasını kontrol etmiyorsak, burada üretilen betonu da kontrol etmemizin bir anlamı yok. Çünkü sonuçlara bakıyoruz biz.

      “Denetimci Onur Yorgun ve Şantiye Şefi Koray Yılmaz’ı inşaattan uzaklaştırdık”

        Şu anda denetim işini ihale ile alan denetimci Onur Yorgun’u inşaattan uzaklaştırdık. Şuan kontrolleri, denetimi Belediye olarak kendimiz yapıyoruz. Yaptığımız soruşturma sonucuna göre diğer iddiaları değerlendireceğiz. Çünkü sonuçta bir iddia var. Sasel İnşaat yetkilisi Şantiye şefi Koray Yılmaz’ı da aynı şekilde geri çektik. Şimdi yerine Seyfi Çobanoğlu var yeni şantiye şefimiz. Şu anda sözleşmeli çalışan ekipler var. Taşeron vasfında devam ediyor. Zaten ihalede inşaatla ilgili Kürüm İnşaat yetkili.
      Taşeron firma Ali Osman Eker’in kalıbını alması veya verilmesi onların kendi aralarındaki münasebetler. Yani biz o tür şeylere karışmıyoruz. O sıkıntılarla biz uğraşamayız. Nasıl çözerler, nasıl hallederler kendi aralarındaki ticari ilişkilerdir.  Bizim binalarımız bile ayrı. Bizim üstümüze düşen görev, iddialar sisteme sakınca veriyorsa bunu düzelttirmektir. BİMER’den de ulaşan iddialar vardı. Biz Bimer’e de aynı şekilde cevabımızı verdik. Buradaki kontrol mekanizmamızı anlattık. Ama bu kez direk, sözlü olarak bize olay gelince ciddiye aldık. Şu anda da incelemelerimiz gördüğünüz üzere bazı yerlerde demirleri görmek adına kazımaya devam ediyoruz. İncelemeler sonuçlanınca basına ve kamuoyuna bilgi verilecektir” dedi.
 

Son Tweetler
Obisis.com © 2013 Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır. Tamamı veya kısmen kullanılması durumunda adli takip başlatılacaktır.